Bu Blogda Ara

30 Mart 2009 Pazartesi

bitmez


• Pek anlamlı bir haftaya başlıyoruz.
• Seçim sonuçlarından kaynaklanmıyor bu anlam, Adanaspor’un yine şanına yakışır bir biçimde kafasını potaya uzatmasına dairdir bahsettiğimiz şey.
• Seçimlerin hayatımızda pek bir şey değiştirmeyeceğini biliriz.
• Biliriz, koşullar değişmedikçe “en nihayetindeki” sonuçlar da değişmez. Orayı geçelim.
• Bu tarafta da Adanaspor’umuzun küçük bir hamleyle kentin sosyal, sportif, ekonomik hayatında birçok şeyi değiştirebileceğini de biliriz.
• Futbolun değiştirici dinamik unsurlarının kendi içinde bir toplumsal bilinç oluşturabileceğini de biliriz. Örnekleri vardır.
_______________

• En azından biz Adanasporluların hayatında futbolun keyifli, şenlikli heyecanlı, coşkulu birtakım farklılıkları yarattığını biliriz hiçbir şeyi bilmesek de…
• Ve biliriz ki Adanaspor zor anların, zor maçların, zor koşulların takımıdır. Gerilimiz ve iddiası yüksek maçları sever. Cephelerde göğüs göğse dövüşür. Geride kalan 2 sezonda bunun birçok örneği vardır.
• İşte aynı durum söz konusudur.
• Yine bir kader anı ve takıma-tribüne çok iş düşmektedir.
• İşin güzel yanı, herkes işin bilincindedir.
• Evet, yabancısı olmadığımız bir sürece girdik ve dilerim yabancısı olmadığımız bir sonuç yine bizi bekler.

Ne demiştik, “biz bitti demeden bitmez!”

24 Mart 2009 Salı

suda savaş


Maç 90 dakika yağmur altında oynandı. Zaten yaklaşık 24 saattir yağan yağmur sahayı yeterince gölet haline getirmişti. Bir de devam eden sağanak futbolcuların işini iyice zorlaştırdı.

Mücadele yalnızca rakiple olmadı bu koşullarda, bir de su ile oldu.

Maçın hemen başında bulduğumuz gol oyunumuzu kontratağa dönüştürdü. Manisa üstümüze gelirken aradan kaçmaları denedik hücum oyuncularımızla. Sahanın azizliğinden dolayı pek başarılı olamadık. İlk yarı boyunca kayda değer bir pozisyon zenginliği yoktu her iki takım için de. Golümüz dışında ilk yarının en şenlikli yanı Turbeylerin meşale gösterisi oldu.

İkinci yarıya, doğal olarak, lider Manisa baskılı başladı. Ama mücadele kesilen Adanaspor rakibine bu süre içinde bir pozisyon verdi. Rafael de bundan yararlanamadı. Bizim için maçın dönüm noktası Mbilla’nın serbest vuruştan gelen topu filelere gönderememesi oldu. Kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı. İlerleyen dakikalarda rakibin baskısı arttı ve Ahmet Şahin’in bir zamanlama hatasıyla maçın sonlarında beraberlik golünü kalemizde gördük. Devamında Rafael’in vurduğu bir başka top savunmaya çarpıp çıkmasaydı kaybetmemiz işten bile değildi son 5 dakikada.

Takımımız çok iyi mücadele etti. Bu sahada ve bu rakiple bundan başkası olamazdı. Adanaspor ile ilgili son tahlil şu olabilir: Mücadeleci bir takım olmuştur artık Adanaspor; ama yaratıcı değildir. Bunu bir eleştiri olarak söylemiyorum. Oyuncu özelliğimiz budur.

Bakalım son 7 maç nasıl seyredecek? (Galiba bu maçların çoğu beraberlikle bitecek. Görünen o.)

Not:50 kare foto-yorum'da. Arkası yarın...

22 Mart 2009 Pazar

yine anlamlı bir maç

• 22 Mart Pazar günü oynanan özellikle 2 maç yarınki karşılaşmamızı daha anlamlı bir hüviyete büründürmüştür.
• Altay ve Bolu’nun rakipleriyle berabere kalarak ikişer puan kaybetmesi Adanaspor’u ilk 6 için biraz daha umutlandırmıştır.
• Ama bir tek şartla, Manisa’yı puansız göndermekle hayat bulacaktır bu umut.
• Yoksa umut olarak kalacaktır.
• Unutmamalı, beraberlik Adanaspor’un işine asla yaramaz.
• Buna göre taktik belirlemek sadece hala küme düşmemek için oynamanın bir göstergesi olacaktır.
• Hep iddialı olduk. Bunu devam ettirmek elimizdedir. Manisa galibiyetinden sonra artık “rakibimiz” konumuna gelen takımlarla Bolu’yla, Altay’la karşılaşacağız ve böylece kendi işimizi kendimiz göreceğiz.
• İlk adım, Manisaspor’u yenmekle atılsın. Vira Adanaspor!

Not: “Adanaspor”, Hakan’sız oynama “lüksünden” vazgeçmeli artık, tabi ki amaç Adanaspor’un kendisi ise…

18 Mart 2009 Çarşamba

önce şenlik olsun


Adanaspor.org forumlarında gündemde olan konulardan biri, bu Pazar konvoy halinde veya bağımsız, ama belli bir saatte Çatalan tesislerine gidip takıma moral, güç, sevgi, şefkat, destek vermek… Meşaleler, konfetiler (ikincisini ben ekledim: )) eşliğinde…

Futbol bir şenlikse ve mutlak sevdaysa, yine ve hep yola düşmekse (ki öyledir) tabi ki varız. Antrenman yapan turuncu formaları görmek için de varız, içinde Adanaspor adı geçen her yerde varız, Adanaspor içinse sebepsiz de varız.

“Bizler inandık siz de inanın” demeden de varız, bir başına inanarak da varız.

Turuncu bir gün batımında şehrin sınırlarına varırız; şarkılar, şenlikler… Bir hayalden bahsedilir, gelecek güzel günlerden… Varız, varırız…

16 Mart 2009 Pazartesi

olmak ya da...


Sorumluluk Almak
• Adanaspor bu sezon her skoruyla bir sorumluluk üstleniyor. Tabiî ki bu sorumluluğun içeriği değişiyor bahsettiğimiz sonuçlara göre. Bir yenilgi veya tatsız bir beraberlikle bu, kümde kalma sorumluluğu oluyor işte bir galibiyetle de en azından ilk 6’da yer almaya dönüşüyor bu. Yalnızca bizden kaynaklanan bir enteresanlık değil yaşananlar. Hep söylüyoruz, aslında pek denk takımların mücadelesine sahne oluyor 1.lig. Garip zannettiğimiz skorları tekrar tekrar sıralamaya gerek yok. Hatırlayın, Kasımpaşa’dan bir araba gol yiyen Karabük aynı tarifeyi dönüp Manisa’ya uyguluyor. Böyle onlarca örneği hep birlikte verebiliriz.
• Sorumluluk almanın bir diğer boyutu direkt Adanaspor’un, Adanasporluluğun kendisinden kaynaklanıyor. Epey zamandır hiç sıradan işler yapmadık. Hep “ötelerde” olduk. Uçlarda gezindik. Güzel bir ayrıntıdır bu bizim için (bence). Hepimizin bildiği gibi farklı bir sıfatımız da oldu bu anlamda: “6. sezondur aynı ligde oynamayan takım” ( Not: Acaba bu da ayrı bir rekor değil midir?). Şimdi bu sıfatı bir sezon daha sürdürüp 7.’ye bağlamak için önümüzde 8 (ve dilerim + 2 maç) var. Yukarıda vurgulamak istediğimiz o dalgalı oyun “haletiruhiyemiz” her taraftara her hafta ayrı bir yorum yaptırıyor. Ve fakat büyük bir bölüm vazgeçmedi inadından. “Biz Bitti Demeden Bitmez” yeni bir sloganımıza dönüşüyor tribünde. Bu slogana takımımız bir katılıyor bir katılmıyor. Ama işte bunu bir sonuca bağlamanın tam zamanıdır. Artık “her takımı yenebiliriz, her takımı da yenilebilir” söylemini “biz kesinlikle her takımı yeneriz”de sabitlememiz gerekiyor. Takımların hemen hemen hepsini izledik bir şekilde. Çoğu zaman mevzu mücadeleye dayanıyor.
• Son paragraf şöyle; bu pazartesi önemli bir dönemeçtir, diyelim. “Manisa’yı yenmek hedefe odaklanmak” olsun. Bu, bir tür sınavımız olsun. Takımın ve taraftarın son sınavı olsun. Bahsettiğimiz o “Araf”tan gayri geçmek olsun. Adanasporluluğun bilinciyle, nihai sorumluluğu üstlenmek olsun…